Ulubatlı Hasan Hadisesi Gerçekmidir

2014-01-07 23:49:00

Hayır değildir. Bunun efsane olduğunu söyleyenler bizzat Bizans ve batı tarihçileri Dukas Françis ve Clot’un beyanlarını da inkar etmektedirler. Zağnos Paşa kuvvetleri Haliç’e bakan surlara saldırıyorlardı. Fakat bu üçüncü hücum da büyük kahramanlıklara üstün vatan duygularına ve çetin çarpışmalara rağmen umulanı vermemişti. Muhasara bütün şiddeti ile devam ederken gayet iri ve sağlam yapılı bir yiğit olan Ulubatlı Hasan otuz kadar arkadaşı ile ileri atılarak istihkâmın üzerine tırmanmaya başladı. Bizans askerleri bu askerlerden bir kısmını oklarla yere yuvarladılar. Ulubatlı Hasan da bir darbe alarak düştü. Fakat bütün gayretiyle tekrar doğruldu ve hücuma geçti. Bu sırada Fâtih Sultan Mehmed Han askerlerine surları ilk olarak aşacak olana büyük mükafat vereceğini ilan etmişti. Zağnos Paşa’nın yeniçerilerinden ve aslen Kastamonulu olan Hasan isimli bu cengâver de bu şerefe nâil olabilmek için sol elindeki kalkanını başına siper yaparak arkadaşlarıyla birlikte surlara tırmandı. Aldığı ok yaralarına rağmen durmadan ilerledi ve surların tepesine çıktı.  Ulubatlı Hasan bir gün yeniçeri Murad gibi genç Türk askerleri diğer hücum kollarından önce davranarak Hâkânın sancağını surların Topkapı’ya yakın bir burcuna ölümü pahasına da olsa dikmeye muvaffak oldu. Süleyman Bey de az sonra ikinci sancağı sura dikti. Bu mesele hakkında detaylı bilgi isteyenler aşağıda yazılı kitaplara başvurabilirler. Bu kitaplar: Kemalpaşazâde’nin “Tarih-i Feth-i Kostantınıyye” Clot’un “Fâtih” Ziya Nur AKSUN’UN “Osmanlı Tarihi” İsmail Hakkı UZUN&Cced... Devamı

FATİH SULTAN MEHMED Gerçekten Gemileri Karadan Yürüttümü

2014-01-07 23:46:00

İstanbul'un fethini inkar etmek isteyen bazı kimseler fethin fevkalade hallerini inkar etmekle işe başlamaktadırlar. Bu hallerden birisi de gemilerin karadan yürütülmesi hâdisesidir.  Gemilerin karadan yürütülmesi hâdisesi Osmanlı tarihlerinde ve Bizans kaynaklarında mevcuttur. Hatta Bizans içinde bulunanlar sabah gemileri Haliç'te görünce herhalde zincirleri kırıp geçtiler diye hemen zincirleri kontrol ettiler ve gördüler ki gemiler karadan yürütülmüştür.  Gemiler karadan yürütülmüştür ve bunda hiç şüphe yoktur. Fâtih Sultan Mehmed Han sadece İstanbul'un fethinde değil Belgrad muhasarası esnasında Sava nehrine gemileri karadan yürüterek indirmişti.  Fâtih Sultan Mehmed Han donanmasına ait 50 ile 70 arasındaki sayılarla ifade edilen küçük çaptaki gemilerini Tophane önüne yakın sahilden çekip sırtlardan aşağıya yani Kasımpaşa'ya ve oradan Haliç'e indirmiştir. Bu hâdise için İstanbul muhâsarasında bulunmuş olan ilim adamı Venedikli Barbaro gemilerin çıkıp indiği yolun 3 bin metre (veya 3 mil) kadar olduğunu Kritovulos ise aynı hususta birleştiğini ifade eder. Tarih-i Ebu'l-Feth isimli eserin sahibi Dursun Bey ki fetihte bulunmuş bir Osmanlı tarihçisidir bu gemilerin Galata kulesinin yanından Haliç'e inen yolun ve kalenin Beyoğlu tarafındaki surunun yanında indirildiğini kaydeder. Aşıkpaşazâde ise Hisar dibinden başladığını söyler. Neşri tarihi ise kalenin üst yanında geçtiğini yazar ve şöyle der:  -"Ve yetmiş pâre gemi dahi kalenin üstün yanından Kozlıca-pınar ve Kozlıca-dere dahi derler Galata... Devamı

Lidyalılar Hakkında Kısa Bilgi ( Lidyalılar Kimdir )

2014-01-07 23:35:00

Lidya Anadolu'da Tunç Çağından itibaren M.Ö. 2. bin yılın ikinci yarısında hüküm süren Lidya uygarlığı toprakları. Yer olarak kabaca Anadolu'nun batısıdır. Esas olarak Gediz (Hermos) Irmağı ve Küçük Menderes (Kaistos) Irmaklarının vadilerini kapsayan bölgedir. Kuzeyinde Mysia güneyinde Karia doğusunda Frigya batısında ise Ionia bölgeleri bulunmaktadır. Lidya'da üç kral hanedanı hüküm sürmüştür. Birincisi "Atyadlar" ikincisi "Heraklidler" üçüncüsü "Mermnadlar" Hanedanları'dır. İlk iki hanedan ve bunların kralları hakkında pek bir bilgimiz yoktur. Bu iki hanedanın M.Ö. 2. bin yılın ikinci yarısında hüküm sürdükleri biliniyor. Yapılan dilbilim çalışmaları sonucunda Lidyalılar'ın kökeninin Anadolu'nun Tunç Çağına kadar gittiği anlaşılıyor. Önceleri HintAvrupa dil grubundan olduğu şeklinde tanıtılan Lidya dilibugün Tarihçi Heredot'un aktardığı gibi Orta Asya kökenli bir millet olarak Ural-Altay dil grubu'ndan bir dil kullandıkları son verilerle kesinlik kazanmış ve lidya dil grubu Arkeoloji Tarihinde yerini almıştır... Lidyalıların bilinen en parlak dönemi M.Ö. 700-550 yılları arasıdır. Bu dönem aynı zamanda Mermnadlar Hanedanı dönemidir. Lidya adı Mermnadlar Hanedanının ilk kralı olan Gyges'ten itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Gyges hakkında bildiklerimizi Yunanlı tarihçi Heredotos'tan öğrenmekteyiz. Heredotos Gyges'in Miletos Smirna ve Kolophon (Değirmendere)'a karşı saldırgan bir politika izlediğini söylemiştir. Gyges'ten sonra sırasıyla Ardys Sadyattes Alyattes ve Kroisos hüküm sürmüşlerdir. Yine Heredotos Alyattes'in Smirn... Devamı